MENÜ
Antalya 19°
Gün Haber
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Güle güle Sakız kızım
Serpil Nur Abiral
YAZARLAR
8 Ağustos 2021 Pazar

Güle güle Sakız kızım

Çok üzgünüm duygularımı anlatmakta zorlanıyorum. Ruh halim darmaduman…12 yıldır bana can olan, dost, arkadaş velhasıl hayatımın anlamı olan Sakız kızım melek oldu uçtu gitti…

Onunla karşılaştığımız ilk gün geldi gözümün önüne. Yine aynı cins olan sokakta baygın bulup eve getirdiğimiz ve anca bir yıl yaşatabildiğimiz Daxi kızımın ölümüyle acımızı bir nebze olsun azaltabiliriz düşüncesiyle Yedikule Barınağı’nı kızım ve yeğenimle ziyarete gittik. İşte ilk karşılaşmamız orada oldu, göz göze geldik ve başladı kuyruk sallamaya… Sakızmış ismi Meral hanım biraz Sakızı anlattı dansözdür kızımız hemen kuyruk sallar çok acılar çekmiş, sonrasında da tüm kabul etmeme itirazlarımıza rağmen  sahibi tarafından barınağımıza bırakıldı diye anlattı. Şanslıydı bir kulübesi ve hafta sonları ona bakan gönüllü abi ve ablaları vardı… Evet gözlerinden belliydi sadece gözlerinden değil ayaklarındaki şişliklerden, dikişlerden de çok acılar çektiği… Kızım onsuz oradan çıkmayacağını söylediği andan itibaren Sakız bizim kızımız oldu. Hemen aldık veteriner abisine götürdük yıkandı temizlendi artık akşam aileyle tanışmaya hazırdı. Eve geldik abi, baba, evde çalışan abla sevgiyle kucak açtı Sakız’a… Ve Sakız kızım ailemizin bir tanesi olarak hayatımızdaki yerini aldı. Yazları Kemer’de kışları İstanbul’da… Kemer de de çok sevildi. Daha sonraki yıllarda Kemer hayatımızda daha uzun yer almaya başladı küçük yer ve burada herkesin sevgilisi oldu Sakız kızım… Herkese kocaman sevgi ile koşan bir candı o… Ben ağlarken ağlayan, ben gülerken gülen… Ondan sonra evimize gelen tüm canlara annelik şefkatiyle yaklaşan bir can… Cinsi nedeniyle görüntüsünden korkan olsa da tanıdıktan sonra onu sevmeyen olmadı, olamazdı da zaten… Kuzum biraz aç gözlüydü… Komşularım da çok şımartıyorlardı paket paket bisküviler sakız kızıma veriliyordu… Benimle bağı inanılmazdı bazen ondan gizli sahile kaçıyordum tam güneşlenirken bir bakıyordum ki baş ucumda kokumu mu aldın kızım diyordum… Kendi kendine denize girer iskele altında siesta yapar saati gelince hadi yürüyüşe gidelim der yani hayatımın içinde dolu dolu olan bir canımken geçen Temmuz ayında bir anda fenalaşarak yürüyememeye başladı… Bu arada vücudunun çeşitli yerlerinde tümörlerde oluşmuştu kimini aldırdık kimini yaktırdık kimi de öyle kalmak zorundaydı. Her akşam çarşaf içinde bahçeye indirdik Volga abisi geldi iğnelerini serumlarını bahçede verdi… Çok acı çekiyor yürüyemiyor sadece sevgi ile gözümüze bakıyordu. En güzel çare uyutalım çekmesin dediler. Direndik ve Sakız kızım mücadeleyi başardı zorda olsa kalktı yürüdü hatta bir ara koşmaya da başladı, bir hafta önce denize girdi kucağımızda çok mutluydu ama artık uzun yürüyüşlerimiz bitmişti ve pazartesi günü sakız bitkisel hayata girdi bir anda, şaşkınız ve çaresiziz,  pazartesi, salı veterinerde serum aldı çarşamba dışarısı 70 derece klimanın altından kaldıramadık perşembe abileri geldi iğneye ama görüyorum artık sondayız yine de ağrı kesicisini yaptılar ve cuma sabah ayranını içti altı temizlendi göz göze bakışarak sessizce bize veda etti… Güzel kızım bana, bize inanılmaz mutluluklar kattın. Seni çok sevdik sende bizi çok sevdin. Gitmen senin acılarını dindirdi mutluyum ama benim hayatımda büyük bir boşluk açtı bu yüzden mutsuzum. Sana sonsuz teşekkürler hayatıma kattıkların için… Seni senin cennetinde mutlu olmaya uğurladım güzel kızım.. Huzurla uyu…

Sigara izmariti tartışması ile gelen ölüm…

Tam Sakız’ın defni için gerekli konuşmaları yapıyordum ki can arkadaşım acımı paylaşmak için koşarak bana geldi. Morali bozuk yüzü perişan evet Sakız’a üzülmüş ama başka bir şey olduğu da belli… Benimde tanıdığım onun çok yakın arkadaşının kardeşi İstanbul’da üst kat komşusu ile yaptığı bir sözlü tartışma sonucu komşusunun çakısının kalbine saplanması sonucunda hayatını kaybediyor sebep ise sigara izmariti…

Allahım sen aklıma mukayyet ol… Adam yüzde bin haklı ama haklı olması hayatını kaybetmesine mani değil… Olay akşamı balkonda oturan arkadaşımızın kardeşi üst kat komşusunun kendi balkonuna attığı sigara izmaritlerini atmaması yönünde ikazda bulunuyor, balkondan balkona başlayan ağız tartışması in aşağılara geliyor ve kapının önünde başlayan itiş kakışta üst katta oturan arkadaşımızın kardeşinin kalbine elindeki çakıyı saplıyor o anda ölümüne neden oluyor ve arkasını dönüp hiç birşey olmamışçasına olay yerinden önce sakin sonrasında koşarak uzaklaşıyor… Tabi ki yakalanacak ama???  Vay gidene 42 yaşında bir adam hayatını bir hiç uğruna kaybediyor 9 yaşında bir kız çocuğu babasız kalıyor eş, ana, baba, kardeşler perişan.. Ne oluyor insanoğlu sana. Nasıl böyle cani oldun. “Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır” demiş atalarımız da hayvanlar buna uyarken insanlara ne oluyor… Ne zaman bu kadar sevgisiz olduk tahammülsüz olduk… Bir insanın canını almak, onun ailesinin ocağını söndürmek bu kadar kolay mı? Ben anlamakta zorlanıyorum. Tüm toplumun psikolojisinin bozulduğu inancındayım toplu terapiye ihtiyaç var… İncir çekirdeğini doldurmayan bir sebep üstelikte konuşarak halledebilinecek bir olayın bu şekilde sonlanması gerçekten çok acı… Hayatını kaybedene rahmet acılı aileye de sabır diliyorum. Adaletin keskin kılıcının olduğu inancımla bu caninin yakalanarak cezasını en ağır biçimde çekmesini diliyorum…

Kadın cinayetlerinin sonu gelmiyor

Ne yazarsak yazalım, elimize pankartlar alıp yollara düşelim ama bu sorun çözülmüyor… Görünüşü son derece efendi bir adam, iş güç sahibi, ailesi var çocuğu var ama ruhu cani…. Allah belanı versin nasıl kıydın  Azra ‘ya nasıl soğuk kanlılıkla anlatabiliyorsun yaptıklarını… Ay delirecem kafasını kestim attım diyor. Bedenini ayırdım diyor…  Peki kanunlar ne diyor? Bu adama yaşam hakkı nasıl verilir ayyy o giden evlat ya… Bunlara en ağır cezalar verilmedikçe  bu olayların sonu gelmeyecek… En son Aleyna Çakır olayı ile bildiğimiz Umutcan annesinin ölümünden de sorumlu iken ne oldu da ceza evinden çıkıverdi? Eh çıktıda ne oldu duruldu mu HAYIR yine bir kızımız Esra Hankulu’nun ölmesi ile gündeme geldi. Kim bunları böyle salı veren? Ekmek çalan hapiste yatarken can alan nasıl dışarda aklım almıyor. Bu caniler gereken cezayı ( ama en ağır şekilde) almadıkça bu cinayetlerin sonu gelmeyecek… Genç kızlarımıza da iki çift sözün var nedir sizi de bu uyuşturucu batağına iten sonunuzun ölüm olmasını sağlayan nedenler ? Aklınızı başınıza toplayın gencecik yaşlarınızda yok sebeplere heba olup yok oluyorsunuz, arkanızda gözü yaşlı yüreği yaralı ailelerinizi bırakarak, akıllı olun lütfen sonunuzu kendi ellerinizle hazırlamayın.

Vazgeçtim

İyiliklerimden, sabrımdan, yolumdan değil! Değmeyene zamanı, hak etmeyene sevgiyi, Anlamayana cümleler kurmaktan vazgeçtim. Aklımı aldım başıma, Beni üzen herşeyden vazgeçtim…    Şerif Maden

Rabbim hepimizi, evlatlarımızı vicdan yoksunu kişilerden korusun..,

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Alpay Hamdi Yegin
 8 Ağustos 2021 Pazar 21:02
Sevgili yazar kardesim sahsim adima gecmis olsun dileklerimi kabul edin yanginlardaki yanan canlarada cok üzüldük.Malisef Türkiyede yasamak cok zor hele kadin olmak dahada zor sizlere allah kolaylik versin.
 Kemal Yuksel
 8 Ağustos 2021 Pazar 20:28
Toplumca klinik vaka olduğumuz yazmış olduğunuz ve buna benzer onlarca örnekle açıkça görülüyor. Birbirine saygılı ve anlayışlı bir birey olmamız artık neredeyse olanaksız. Gün geçmiyor ki muhalif gazetecilere saldırılmasın. Hukuka güven,Geleceğe güvenle bakmak yok.Eğitimin bittiği açık. Gittikçe yoksullaşıyoruz.Vs. Bu kadar septomu bir arada bünyesinde barındıran toplumsal anatomiye hasta denmez de ne denir bilmemki.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Gün Haber