MENÜ
Antalya
Gün Haber
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bir kadının feryadı “ Ölmek istemiyorum”
Serpil Nur Abiral
YAZARLAR
27 Ağustos 2019 Salı

Bir kadının feryadı “ Ölmek istemiyorum”

Günlerdir kulağımda “Anne ölme” diyen bir kız çocuğunun ve  “Ölmek istemiyorum “ diye feryat eden annenin son çırpınış sesleri…!

Bu sesleri sadece ben mi duyuyorum? Tabi ki hayır… Tüm Türkiye’deki kadınlar ve vicdan sahibi olan herkes…

Bu sadece duyduğumuz,  ya duymadıklarımız?…

Bu anne öldürüldükten kaç gün sonra duyduk bu sesi oda sosyal medya ya düştüğü için… Bu videoyu çeken suçlumu? Bir tarafım çekeni suçlarken diğer tarafım ise, çekmeseydi nerden duyacaktık diyor…

Duymadığımız o kadar çok kadına şiddet olayı yaşanıyor ki ülkemizde …

İstanbul Sultangazi’de 27 yaşındaki Gülen Pamukçu’yu  ayrılmak istiyor diye eşi yanında getirdiği bıçakla bıçaklarken son sözleri “Dur Ali yapma, beni kurtarın “ olmuş ve gencecik yaşında bu feryatla hayata veda etmiş… Kaçımız duyduk?

Manavgat’ta bir otelde garson olarak çalışan Halime Şenal da 31 yaşında kıskançlık yüzünden bıçaklanarak öldürülenlerden…

Bir başka kadınımız 16 yaşında tanıştığı ve kaçırılarak hamile bırakılıp 18 yaşına gelince evlendiği bu arada da tüm zorluklara rağmen hem kızına bakıp hem üniversite bitirerek çalışma hayatına atılıp kocasına bakan  Sedef Vatansever in hikayesi de çok farklı değil.

Sedef, şiddete dayanamayarak kızını da alıp boşanma davasını açıp uyuşturucu bağımlısı kocasını terk eder… Adam tehditle kadından parada alır boşanmada da zorluk çıkarır, kadın yorulup parayı kesince de adamın poşetten çıkardığı meyve bıçağı darbelerine maruz kalır… Kadının önce yüzünü kesen cani adam sonra sırtından ve böbreğinden 19 bıçak darbesi daha vurarak, kadının öldüğünü sanıp olay yerini terk eder. Kendi annesini arayarak tüm soğukkanlılığı ile “Sedefi öldürdüm” der. Yakalanır… Mahkemede de “pişmanım” der 11 yıl 8 aylık ceza 4 yıla düşer… İyi halden de üç ayda bir hafta izin kullanan bu cani bir süre sonra aramızda… Bu kadın kendini ve çocuğunu nasıl korusun?…

Ve son çığlık “Anne ölme” diye feryat eden  10 yaşında ki kız çocuğu bir tarafta kanlar içinde annesi, diğer tarafta elinde kanlı bıçakla babası…

Bu çocuğun beyninden bu tablo nasıl silinecek… Yaşadığı bu travmayı nasıl atlatacak? Dahası bu kız çocuğu hayata nasıl tutunup insanlara nasıl güvenecek?

Emine Bulut evladından koparıldı… Girdi kara toprağa ya şimdi ne olacak… Yada ne olmalı?

Bir kere yasa düzenleyicilerin bir an önce kadına, hayvana, çocuğa zulm edenler hakkındaki ceza uygulamalarını gözden geçirmeleri ve bu canilerin caydırıcı cezalara çarptırılmaları gerekmektedir ki kafasında bu hastalıklı düşünceleri olanlar cezalardan ibret alsınlar…

Evlat yetiştiren anneler bir sözüm de size… Sizlerde bir evin kızlarıydınız, nedir bu erkek çocuk üstünlüğü sevdanız yapmayın bunu kızda oğlanda sizin canınız sizin parçanız… Eğitim aileden gelir yok soyunuz, soyadınız devam edecek diye neden üstünlük erkek çocukta?

Kızınız evleniyor gidiyor giderken baba evinden duyduğu son söz “gelinlikle çıktığın bu eve anca kefenle girebilirsin” bu nasıl bir temenni… anadan babadan duyulan bu sözlerle o kız koca evinde hayatına bir sıfır yenik ve ezik başlıyor.. 

Kadın platformları, kadın ve aileden sorumlu bakanlar ve tüm kadınlarımız susmayın… Ne yapmak gerekiyor, nasıl önlemler alınmalı, nasıl çareler üretilmeli ki kadınlar, çocuklar ve hayvanlarımıza yapılan bu vahşetin son bulsun…

Bu konuda çok doluyum insanlar duygularını yitirmişler …İşte bir duyarsızlık örneği daha…

Yazıklar olsun ÇAMYUVA SİNATRA OTEL PERSONELİNE. ..

Gece 23.00 civarı sevgili Aysel Aktaş ‘ın mesajı ile ne yapacağımı bilemeden başladım sağı solu aramaya.   Bu küçücük yavru bahsedilen otelin arka tarafından bir şekilde içeriye düşmüş ve 2 gündür oradaymış aç susuz ağlıyormuş. .  Aysel hanım otel görevlileri ile görüşmüş orada kullanılmayan bir kapı ve üzerinde bir kilit varmış personel anahtarı bulamadığı için kilidi açmak için değil yardımcı olmak üstüne "Bırakın napalım ÖLSÜN diyecek kadar duyarsız davranmış. . İtfaiye özel mülk biz müdahale edemeyiz deyip gelmemiş.. Aysel hanım nereyi arasa bir başka yere yönlendirilmiş... Bu arada yardım sever 1 yada 2 kişi var gücü ile o küçücük canı kurtarmak i?in uğraşmaya devam ediyorken, Aysel hanım beni aramış... KemHay’ız diye... Elim kolum bağlı kimseye ulaşamadım o saatte... Ben telefon başında ne yapabilirim diye düşünürken saatler ilerliyor çaresizlikten geriliyorum tam arabama atlayıp gidecekken (gerçi gidinceye ne yapacaktım o cevabı veren duygusuz insanlarla onuda bilmiyorum ya) Aysel hanim ve bir kaç hayvan dostu ile minik yavrunun kurtarıldığı haberi geldi... Ohhh bin şükür diyerek çöktüm yerime... Ne oldu bu insanlığa?  Ne ağaca, ne hayvana, ne çocuğa ne de insana değer vermeyen sadece kendini düşünen bir toplum olduk... Yazık çok yazık. ..Bir kadınımı? evladının önünde öldürülürken yardim etmek yerine kaçacak   küçücük bir can sıkışmış kalmış onu kurtarmak yerine "napalim Ölsün " diyecek kadar vurdumduymaz bir toplum olmuşuz..Allah ıslah etsin... Rabbim vicdanlarınıza merhamet tohumları eksin.. Bu düşüncede olanlar bilsin ki bu dünyanın birde öbür tarafı var.. Ne güzel demiş Yaşar Kemal " Bu ülkede dört şey olmayacaksın, çocuk, ağaç, sokak hayvanı ve kadın " diye... Bende onun gibi diyorum ki inşallah öbür tarafta Türkiye  yoktur...

Bu arada bu küçücük canın oradan kurtulması için uğraşan çaba sarfeden Aysel Aktaş  hanımefendiye ve ona yardım eden esnafa çok teşekkürler...

“Kadınlar konusunda Allah'tan korkun. Çünkü sizler onları Allah'ın emanetiyle aldınız. En iyi insan, kadın ve kızlarına karşı en iyi davranandır. Bir erkek, hanımını döverse, kıyamette onun davacısı ben olurum. - Hz. Muhammed (s.a.v) “

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Gün Haber