MENÜ
Antalya 19°
Gün Haber
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Başkomutanım Atatürk'e özlem
Turgut Güngör
YAZARLAR
20 Eylül 2021 Pazartesi

Başkomutanım Atatürk'e özlem

IŞİD adında kimin beslemesi olduğu, neye hizmet ettiği belirsiz terör örgütü Ürdünlü bir  pilotu diri diri yaktı. Bir görev sırasında uçağından atlamak zorunda kalan pilotu, terör örgütünün militanları yakaladı. Ürdün hükümeti ile pazarlık girişimine yanıt alamayan IŞİD, daha önce yaptığı gibi bu kez yine bir askeri, insanlık dışı bir yöntemle ateşe verdi. Tüm Ürdün ayaklandı. Önce asker anneleri, sonra tüm kadınlar ve ardından halk sokaklara çıktı, IŞİD'i protesto etti. 

Ürdün Savaş Konseyi ilk kez çok sert ve benzeri olmayan bir karar aldı. Ürdün Kralı Abdullah savaş uçağını kendi kullanarak, ülkesinin adına IŞİD mevzilerine ilk bombayı attı. Hava Kuvvetleri de tüm uçaklarıyla IŞİD militanlarının olduğu bölgeye bomba yağdırdı. 

HALKIN YANINDA OLDU

Kral Abdullah, "IŞİD benim kandaşım, dindaşım" demedi, halkın duygularına yanıt verdi, lider öncülüğüyle onların yanında oldu. Gerçek başkomutanlığın bunu gerektirdiğini gösterdi, bombayı atarak, o ünvanı hak ettiğini kanıtladı. 

Ürdünlü savaş pilotları uçaklarına yüklenen bombaların üzerine "kahraman ve şehit pilot Muaz El Kesasibe" yazarak intikam mesajı verdi. Ürdün cezaevlerindeki tutuklu IŞİD militanları o gece idam edildi. IŞİD'in yaktığı Ürdünlü genç pilotun intikamı böyle alındı -sözde değil-gerçek anlamda kanı yerde kalmadı. 

ATATÜRK HAYRANI KRAL

Kral Abdullah, uluslararası politika alanında eğitimini İngiltere Kraliyet Akademisi olan Royal Akademi Sandhurst'ta tamamladı,  Amerikan ordusuna subay yetiştiren Ford Knox'tan mezun oldu. 

Kendisi bir savaş pilotu olan, askeri eğitiminin bir bölümünü de Türkiye'de Harp  Akademilerinde yapan Kral Abdullah, ilk ateş emrini verdiği birliklerin başında "başkomutanlık" yaptı. 

Türkiye'ye her gelişinde Anıtkabir'i ziyaret etti ve Atatürk'ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu, kimi zaman duygulandı, gözleri yaşardı.

CANİLİĞİ HİÇ UNUTMADIK

IŞİD bizim iki askerimizi, genç iki kardeşimizi, iki Mehmetçiğimizi vahşice yaktı. Günlerce etkisinde kaldık. Alevlerin insan vücudunda parlayışını gördük, çekilen acıyı kendi kalbimizde hissettik. İçimiz, yüreğimiz, canımız yandı. Bir şey yapamadık. Etkisi günlerce sürdü. Uyumadık, ağladık ve bu caniliği  unutmadık. Unutmayacağız. 

O günlerde Dışişleri Bakanı olan sonra Başbakanlık yapan zat, bu katiller için sırıtarak, "Öfkeli gençler" dedi. Hiç utanmadı, yüzü kızarmadı.

İki askerimizin yakılması için kendince sözde fetva veren IŞİD kadısı, Türkiye'de yargılandı.  Ne yazık ki mahkemede serbest bırakıldı. Gaziantep'te kuşçu dükkanı açtı. Ailesiyle beraber hayatına devam etti. Bu herifin dükkan iznini kim, hangi yetkili verdiyse ortaya çıkarılması gerekiyor.

MAREŞAL VE GAZİ ÜNVANI

Osmanlı İmparatorluğu 1683 yılından  itibaren sahip olduğu topraklardan geri çekiliyordu. 238 yıl sonra Sakarya Meydan Muharebesi'nde geri çekiliş sona erdi. Bunu başaran Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları oldu. Millet Meclisi 19 Eylül 1921 tarihinde, Başkomutan Mustafa Kemal'e "Mareşal" ve "Gazi" ünvanı verdi. O, bir subay için (Kubilay) "Menemen'i yakın" emrini veren bir başkomutan. 

Mustafa Kemal'i özlüyorum. Bizim başkomutanımız, ebedi bir başkomutan. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça sonsuza dek başkomutanımız olarak kalacak. 

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlanırken, bu ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu olan başkomutanımıza, Diyanet İşleri Başkanı bir Fatiha'yı çok görüyorsa, yaptığı ayıptan insanlık adına utanması gerekir.

Başkomutanımı, Mustafa Kemal'imi, ulu önderimi, Atatürk'ümü çok seviyorum ve  özlüyorum.

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Gün Haber