MENÜ
Antalya 22°
Gün Haber
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Hasan Subaşı'na sosyal medyada linç girişimi
Siyaset
4 Temmuz 2020 Cumartesi 10:24

Hasan Subaşı'na sosyal medyada linç girişimi

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, bir youtube TV kanalında Anayasa Mahkemesi’nin eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili yaptığı açıklama nedeniyle sosyal medyada linç girişimine uğradı.

Hasan Şubaşı’na, ‘PKK sevicisi’, ‘Cehenneme git’ yorumları yapılırken, işi FETÖ’ye kadar uzattılar. Şubaşı’nın bir yazısının Fethullah Gülen’in sitesinde yayınlandığını belirten HDP karşıtları, 2012 yılındaki o yazıyı da sosyal medyadan paylaştılar. 

HASAN ŞUBASI NE DEMİŞTİ?

“Ben Selahattin Demirtaş’ı tanımıyorum. Siyasetçi olarak medyadan takip ediyorum. En büyük sorunumuz birbirimizi anlamak, konuşmak ve diyaloğa açık olabilmemiz. Ben Demirtaş’ın hukukçusu, avukatı değilim. HDP’nin de avukatı olamam. Ama husumet duymam için neden yoktur. Rakip partilerdir, övemem de. Hiçbirini övemem, şeytanlaştıramam, husumet duyamam. Demirtaş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) karar verdiğinde tahliye edilmeliydi. Bu fazladan oldu. Tabii ki tahliye edilmeli. Hem AİHM hem AYM karar vermişse bu kararların bir nevi siyasi olduğu ortaya çıktığı gibi, AİHM de zaten hükmünde belirtmişti. Bunları konuştuğunuz zaman ne oluyor? ‘Acaba HDP’ye yakın mı duruyor?’ deniyor. HDP’yi legal bir parti haline getiren devlettir. Bizim ‘Bu legal değildir’ deme hakkımız yoktur. Çünkü devlet belirli kademelerden, kurallardan geçirerek legalize eder. Seçime girerler, parlamento çatısı altına girdikten sonra bizlerden farkı kalmaz. Meclisi de idare eder, başkanları da vardır. Başkanvekili var, kırmızı plaka, devletin yardımını alıyor. Suçlu varsa içinde, devletin görevi bunu tecrit etmektir, HDP’nin yoluna devam etmesini sağlamaktır. Eğer HDP’nin terörle irtibatı sabit hale gelirse kapatma yoluna da gidebilir. Ama bunlar yok, sabit olan bir şey yok. Demirtaş hakkında AİHM, AYM kararları var. Ama birtakım hukuksuzluklar Türkiye’de devam ediyor.”

 

HASAN SUBAŞI’NIN GÜLEN’İN SİTESİNDE PAYLAŞILDI DENİLEN YAZISI:

Düğmeye Cemaat mi bastı?

Hani yıllar önce her şeyin sorumlusu Moskova idi! Son yıllarda Amerika... Şimdilerde de Cemaat!

Düğmeye bastı ... Türkiye karıştı!

Cinayetler işlenir... Generaller tutuklanır...

Bütün bunlar olsa olsa birilerinin oyunudur senaryosudur! Düğmeye bastılar oldu... Neden? Türkiye karışsın huzur bulmasın! Hatta bölünsün parçalansın! Yoksa güçlenir...

Güçlenirse ne olur? Sadece iyi bir pazar olur, düşman bellenenlerin de işine gelir... Güçlenirsek Dünyayı fethetmeye kalkacak değiliz ya!

Rusya düğmeye basıp bizi idare etmek bir yana ekonomik darlıklardan dolayı parçalara ayrıldı, her parça, başının çaresine baksın dediler...

Amerika girdiği hiçbir yerden yüzünün akı ile çıkamadı. Düğmeye basmak bir yana silahıyla askeri ile etkili olmak istedikleri yerlerde bile sonuç fiyasko...

Cemaatler ise bu sınırlarda yaşayanların birçoğu gibi sadece kendilerini korumaya ve ayakta kalmaya çabaladılar...

Kendilerini tehlikede hissedenler güçlenmeye çalışırlar. İçgüdüsel reflekstir... Düzene ve baskıya karşı tedbir ararlar, saflarını sıklaştırıp yok olmamak ve ayakta kalmak için mücadele verirler...

Cemaatleri, dışarıdakilerden ayırmak gerekir. Çünkü bünyesindeki insanlar bizim insanlarımızdır. Yurttaşlarımızdır. Yani yaşadıkları ülkelerinde hepimiz gibi huzur ve hukuk isteyen insanlardır. Hiçbir baskı altında kalmadan dini vecibelerini yaşamak isterler.

Bu yolla, ahlaklı ve daha yararlı gençler yetişeceklerine inanırlar. Ellerinde düğme falan yoktur. Hiçbir güç, dahiler ordusu bile olsa, Türkiye'deki yargı ve hukuk düzenini eline geçirip emirler yağdırarak istediğini yaptıramaz... Eğer öyle bir senaryoyu yazıp oynayan varsa yapılacak bir şey kalmamış demektir! Tabi ki bu, söz konusu dahi olamaz ama bunun böyle olduğuna inananlar var ve yaşadığı ülkeyi ve insanlarını, piyon gibi ve zavallı görmeye alışmışlardır. Buna inandıkları içinde karamsar ve mutsuzlardır...

Her zaman yazdım söyledim yine söylüyorum. Hukuk düzenimiz başta darbelerin Anayasası olmak üzere sancılı ve sorunludur. Bu huzursuzluğun en önemli kaynağıdır. Huzursuzluğu olan ülkeleri içeriden ve dışarıdan manipüle etmek zor değildir. Bunun, Amerika ya da Rusya olmasına gerek yoktur. Ülken karışık ise içerde ve dışarıda birçok odak manipüle edebilir ve bundan yararlanmak isteyebilirler.

Çok sancılı ve zor bir yargılama süreci yaşanıyor Türkiye'de, her zaman olduğu gibi haksızlık ve yargılama sürecinde bazı hoyratlıklar olabilir, tutuklamalar da aşırıya kaçılıyor olabilir. İnsan hakları yönüyle zaten geçer notumuz pek yoktu. Ama yargı Türkiye'nin en zorlu davasına bakıyor. Gerçekten elinde düğme olabilecek tek organizasyon! Adı derin devlet mi yoksa Ergenekon mu bilemem ama tek dileğim, yaratılmak istenen kafa karışıklığı içinden oluşturulmak istenen sis bulutundan gerçeklerin ortaya çıkması... Yargının gerçekleri ortaya çıkarması... O zaman ülkeyi yıllardır karıştıran düğmeye, kimlerin defalarca bastığını hep birlikte göreceğiz... 17 Ocak 2012 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Raci
 4 Temmuz 2020 Cumartesi 22:11
Bu İP"liler sözde ülkücü değil miydi? İPin kulağı çekildi yukarıdan maral teyze açıklama yapamazdı Hasan"ı görevlendirdiler HDPKK ''yı savunmak için. Satın Subaşı bir çift lafım var size, bu ülkenin terör örgütüne verecek tek karış toprağı yok ama sizin elmalıda halka verecek terlemeden zaptettiğiniz onbinlerce dönüm araziniz var
 ateş
 4 Temmuz 2020 Cumartesi 16:00
Neden bu eski siyasilere sürekli dönüp dönüp görev verilir anlayan var mı.Hasan Subaşı'da eski tüfeklerden biri,gençlerin önü neden açılmaz anlaşılmaz bir durum.Subaşı aday olmasa İyi Parti 4 milletvekil çıkarırdı.Toplumda İyi Partiye verecek bir bölüm seçmen ondan vermedi.FETÖ ile HDP hakkında söyledikleri ise vahim.Tek kelimeyle nezaketsizlik,bunu gitsin Elmalı'nın şehit olan bir köyünde söylesin.Kendisine yakışmadı,kınıyoruz.
 Adem Celep
 4 Temmuz 2020 Cumartesi 14:07
Antalyayı becerdin.ilk belediye başkanlığına geldin il başkanını rahmetliyi harcadın,Antalyanın Pis suyunu Denize şarz ettirdin.dahası saymakla bitmez işlere imza attın.İki yüzlüsün.Kurt kocayınca köpeklere maskara olurmuş.Daha beter olursun inşallah.
 salo
 4 Temmuz 2020 Cumartesi 13:51
pkk terör örgütü değil demek suç mu. ülkemizin kurucusu Mustafa kemal atatürke hakaret eden akit tv gibi kanallar açık, kimse içerde değil, peygamber efendimize son peygamber değil diyenler dışarda, yaşasın tam bağımsız Türkiye diyen adama terörist diyorlar, ne mutlu türküm diyen adama faşist diyorlar. kesinleşmemiş cezalar için kimse suçlu değildir. hakan şükür mesela kesinleşmiş cezası yok, fetö üyeliğinden mallarına el kondu, babası içeri girdi. yazık dediğimizde bizde mi fetöcü olacağız.
 Halo
 4 Temmuz 2020 Cumartesi 12:39
Nerede linç girişimi, eleştiri yapılması neden zorunuza gidiyor.Öcalan sizi bir kaşık suda boğar. Ypg Pkk terör örgütü değildir, diyen Demirtaş sevginiz şehit olan askerlerimizin kemiklerini sızlatıyor.İş LGBT, Pkk gibi örgütlere gelince sevgi pıtırcığı, yağmur damlası olanları vicdanı olan herkes not ediyor.Sizse haber yapış tarzınızla tarafınızı gösteriyorsunuz.Yayınlamazsınız ama ben tarafı mı belli edeyim de.
 ülkücü komünistler
 4 Temmuz 2020 Cumartesi 11:58
Selahattinin suçu neyse öğrenelim. kesinleşmiş cezası neyse öğrenelim.
 demir
 4 Temmuz 2020 Cumartesi 11:13
BİR TUHAF ADAM:HASAN ŞUBAŞI;Bazen bu siyasilerin ya basiretleri bağlanıyor yada ufukları yok, veya o günkü menfaatlerine göre konuşuyorlar.Sene 2012,bu konuşmalara bakınca ne Dünya'da olup bitenlerden, ne de ülkemizde olup bitenlerden haberi olmamış.Aradan 4 yıl geçmiş başımıza bombalar yağmış,yüzlerce vatandaşımız şehit olmuş ve de yaralanmış.Şimdi sormak lazım bunları FETÖ yapmadı mı diye,vekil avukat olmasına rağmen adliyedeki örgütlemeleri görememiş mi,eğer göremediyse bunun gibiler nasıl olacakta bu ülkeyi yönetecekler.Bulunduğunuz yerden 10 yıl,20 yıl sonra neler olabileceğini sezinleyip ona göre tedbir alamıyorsanız, kusura bakmayın da o zaman neden siyaset yapıyorsunuz.HDP konusuna gelince ne partisi,tamamen 'KCK' yapılanması. İnsanın aklıyla alay eder gibi bir durum,o gün öyle de bu gün böyle de.Bazı siyasilerin zikzaklarını görünce,biliyorsunuz tapuda 65 yaş üstü satışlarda doktor raporu isteniyor,acaba 65 yaş üstü siyasilerden de sağlık raporu istenmeli mi diye insan düşünmeden edemiyor.
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Gün Haber