MENÜ
Antalya 17°
Gün Haber
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ankara bu saldırıyı konuşuyor
Siyaset
15 Ocak 2021 Cuma 15:05

Ankara bu saldırıyı konuşuyor

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ evinin önünde bir grubun saldırısına uğradı.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Temurci saldırıyı sosyal medya hesabından şu ifadelerle duyurdu: 

"Genel Başkan Yardımcımız Selçuk Özdağ Abimize evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıda bulunulmuştur.

Bu aşağılık saldırıyı şiddetle kınıyor, suçluların bir an önce yakalanarak adaletin önüne çıkarılmasını bekliyoruz.

Korkaklarla ve alçaklarla mücadelemiz kesintisiz sürecektir."

DAVUTOĞLU: AÇIK BİR TERÖR FAALİYETİDİR

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Selçuk Özdağ'ın Ankara'da evinin önünde saldırıya uğraması hakkında açıklama yaptı.

Davutoğlu şunları söyledi:

"Açık bir terör faaliyetidir. Eğer terör Ankara sokaklarına inmişse bir bunun adına siyasi terör deriz. Gereken yapılmalı. Ülkedeki olumlu olumsuz her gelişmeden sorumlu kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır.  Kendisinden açık ve net açıklama bekliyoruz. Siyasi terörle karşı karşıyayız. Kamera kayıtları var istihbarat var.

Bizim geri adım atacağımızı sanıyorlarsa yanılıyorlar. Hukuk mücadelesi için elimizden geleni yaparız.

Biz hayatımızın her aşamasında bu ülkenin geleceği için her türlü çabayı ortaya koyduk.  Selçuk Özdağ bir akademisyendir.  Ankara’nın ortasında terör faaliyetine karşı dimdik direneceğiz.  Farklı dillerde olabiliriz ama milletimizin parçasıyız. Türkiye’yi 90’lı yılların fiili meçhullerine asla teslim etmeyeceğiz. Midyat'tan Ankara'ya hareket edeceğim. Hep birlikte omuz omuza demokrasi mücadelemizi yürüteceğiz."

Selçuk Özdağ

HASTANEDE ZİYARET ETTİ

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün, Selçuk Özdağ’a düzenlenen silahlı saldırının ardından hastaneye gitti. Feramuz Üstün, Selçuk Özdağ’ın cuma namazına giderken saldırıya uğradığını belirtti. Üstün, “Memleket için ne bedel ödenecekse, gençliğimizden beri ödedik. Ödemeye de devam edeceğiz” diye konuştu.

SAĞLIK DURUMUYLA İLGİLİ İLK AÇIKLAMA

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, Selçuk Özdağ'ın sağlık durumuyla ilgili açıklama yaptı. Özcan şunları kaydetti:

"Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcımız ve Manisa eski milletvekilimiz Sn. Selçuk Özdağ, bugün Ankara’daki evinin önünde saat 12:15 sularında ‘sopalı ve silahlı’ bir saldırıya uğramıştır.

Yaklaşık beş kişilik bir grubun saldırısına uğrayan Sn. Özdağ elinden ve kafasından ciddi biçimde yaralanmıştır. Olay anında yanında bulunan şoförü tarafından hızla Memorial Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alınmıştır.

Güvenlik görevlilerimizin incelemeleri devam etmektedir. Olayın sorumlularının gecikmeksizin ortaya çıkarılmasını ve yargıya teslim edilmesini bekliyoruz.

Söz konusu hadise ile maalesef ülkemizin geldiği noktayı, demokrasi diyen, hukuk diyen, özgürlük diyen hiçbir siyasinin can ve mal güvenliğinin kalmadığını büyük bir üzüntüyle tekrar gördük.

Bu saldırı Türk demokrasisine yapılmıştır.

Tedavisi devam eden Sn. Genel Başkan Yardımcımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, acil şifalar diliyor ve bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.”

SALDIRIYA TEPKİ GÖSTERDİ

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Özdağ'a yönelik saldırıya tepki gösterdi. Babacan şu ifadeleri kullandı:

"Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Selçuk Özdağ’a yapılan saldırıyı kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. 

Siyaseti hedef alan bu saldırının failleri bir an önce yakalanmalı, olay yargı tarafından tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır."

CHP'li Özgür Özel saldırıya tepki gösterdi.

Twitter hesabından paylaşım yapan Özel, "Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'ın evinin önünde uğradığı saldırıyı şiddetle kınıyorum. Saldırının failleri derhal bulunmalıdır. Bir gruba egemen olan ötekileştirici hedef gösterici eski siyaset dili şiddete teşvik etmektedir. Bu dil terk edilmek zorundadır." ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da kişisel sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklamayla olayı kınadı.

Saadet lideri, paylaşımında “Evinin önünde menfur bir saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, toplumsal barışa yönelik olarak gördüğüm bu saldırıyı esefle kınıyorum” ifadelerini kullandı.

HÜDA - PAR Genel Başkanı İshak Sağlam da Selçuk Özdağ'a yönelik saldırıya tepki gösterdi. Sağlam, "Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Selçuk Özdağ'a yapılan çirkin saldırıyı kınıyor,  kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Saldırı ivedilikle aydınlatılmalı ve saldırganlar bir an önce yakalanıp cezalandırılmalıdır." ifadelerini kullandı.

MHP’Lİ YALÇIN BÖYLE YÜKLENMİŞTİ

Özdağ'ın MHP'yi hedef alan sözlerine son dönemde MHP'den sert yanıt gelmişti...

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın yakın zamanda Selçuk Özdağ’a sert ifadelerle yüklenmişti. Yalçın “Bu gibiler, siyasetin de toplumun da yüz karası tiplerdir. Kapı kapı gezdikleri, parti parti dolaşıp bir kararda duramadıkları, her kaba girdikleri için de kimse onları inandırıcı bulmamaktadır” dedi.

Semih Yalçın’ın açıklaması şöyleydi:

“Selçuk Özdağ adında bir siyaset bukalemunu, son sığındığı kapı halktan itibar görmeyince, çareyi milletimizin sevgiyle kucakladığı MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ve teveccühünü esirgemediği partimize çatarak gündeme gelmekte bulmuş.

Bu Selçuk Özdağ ne tür bir âdemdir, biraz analiz edelim. Kendisi hasbelkader MHP ve Ülkücü camiada başladığı siyasi hayatına BBP ve Ak Parti ile devam etmiş; ardından İYİ Partili olmuş, son olarak da Gelecek Partisi kurucular kuruluna girmiştir.

Ülkücülük; mensubiyet şuuru ve aidiyet hissi gerektiren, siyasi, ideolojik, kültürel ve sosyolojik bir kimliktir. Eğer bir insanın ruhu, seciyesi ve bozuk iskeleti Ülkücü olmanın gerektirdiği vakar ve ağırlığı kaldıramıyorsa Ülkücü olarak kalması zordur.

Ülkücülüğün üzerine tarihin, coğrafyanın ve milletin yüklediği ağır görevler; bazı zayıf omuzların çökmesine ve sefil karakterlerin ezilmesine yol açmaktadır.

Dayanma gücü, cesaret, sebat ve iman gerektiren Ülkücü kimlik üzerlerine on numara bol gelen “yük elinden katı şikeste vü zâr” tipler, Ülkücü vasfında tutunamayarak derhal kaplarına uygun kimliklere kaçış yapmaktadır.

Ülkücülük kalın geldiği için taşıyabilecekleri daha kolay yükler arayan bu gibi gevşekler; siyaset tarihimizde dönek, hain, oportünist, revizyonist, bukalemun, satılmış, satıcı gibi sıfatlarla alınmaktadır.

Selçuk Özdağ da Ülkücülükte tutunamadığı, Ülkücü kalamadığı için sicilli dönekler ve bukalemunlar zümresinin ilk sıralarına adını yazdırmıştır.

Bu gibiler, siyasetin de toplumun da yüz karası tiplerdir. Kapı kapı gezdikleri, parti parti dolaşıp bir kararda duramadıkları, her kaba girdikleri için de kimse onları inandırıcı bulmamaktadır.

Bir siyasetçinin inandırıcılığı, geçmişte sergilediği siyasi tavrın değişip değişmemesine değil; ait olduğu camiaya mensubiyetindeki sağlamlığa, bağlı bulunduğu siyasi partideki istikrar ve samimiyetine bağlıdır.

Partilerin de dönemsel siyasi tavırları değişebilir, ancak ilkeleri ve temel hedefleri değişmez. MHP gibi kendini milletine adamış bir partinin ana gayesi, milletin bekasıdır. Bu uğurda öteki partilere karşı tavır değişikliğine gidilmesi, yaklaşımların gözden geçirilmesi mümkündür

MHP’nin bulunduğu ideolojik çizgi ve dayandığı siyasi zeminse istikrarlı ve değişmezdir. Bunun içindir ki “Ülkücü MHP’de olur!”. S. Özdağ gibi her kaba girebilen “mayi tabiatlı” politikacıların mayasında cıvıklık, ülke ve millete kendini adamakta atalet ve uyuşukluk vardır.

S. Özdağ gibiler, memleketin gerçeklerine göre değil; kendi çıkar ve keyiflerine göre tavır alırlar. Bu hususta da her türlü Makyavelizm’i sergilemekten imtina etmezler.

Bu gibi gevşeklerin ne menem tipler olduklarını anlamak için çıktıkları siyasi yolculukta yaşadıkları acı ve sefil sergüzeşte bakmak kâfidir. Fransa tarihinde Talleyrand adında eşine ender rastlanır bir siyasi dönek ve bukalemun vardır.

Talleyrand, papazlıkla başladığı siyasi yolculuğunda önce mesleğine ihanet etmiştir. Fransız İhtilalinde ihtilalci olmuş; Direktuvar, Konsüllük ve İmparatorluk dönemlerinin dışişleri bakanlıklarını yürütmüştür.

Siyasi hayatının son döneminde de kralcı kesilip murahhaslık, elçilik yapan Talleyrand; kendisini satın alanların hepsini satarak her devirde gemisini yürütmüştür. Talleyrand kılıklı politikacı taslaklarının son örneklerinden biri de işte bu S. Özdağ müptezelidir."

BÜYÜKATAMAN: UYKULARINI KAÇIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, resmî Twitter hesabı üzerinden Selçuk Özdağ'a sert tepki göstermişti.

Büyükataman, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Sayın Genel Başkanımız, 28 Şubat 2017'deki grup konuşmasında “Hainlerin uykularını kaçıracağız.” demişti. Ülkemizin dirliği için gövdesini taşın altına koyan Sayın Genel Başkanımıza, Selçuk Özdağ’ın gecenin 3'ünde kustuğu öfke göstermiştir ki uykular, Özdağ'a haram olmuştur.

Sayın Genel Başkanımızın dün ve bugün söyledikleri arasında bir tutarsızlık olmadığını idrak edemeyen Özdağ; hayatı boyunca gelgitler yaşamış, fikir üretmek yerine kendisine sufle edilenleri tekrarlamış kötü bir oyuncu olarak hafızalarda kalacaktır.

Dün, ekranlarda övdüğü partisini, Türk Milliyetçisi görünmek uğruna kapalı kapılar ardında yerden yere vuran Özdağ; tutarlılıktan bahsedecek son kişi bile değildir. Bu şahıs, menfaatleri için susan ancak yaşadığı evi, daha içindeyken gizli gizli kemiren siyasi bir kımıldır.

Mahalle yanarken çekirdek çitleyen, hatta yangın enkazından menfaat umanlar, Sayın Genel Başkanımızı dün anlamamıştır, bugün de anlamalarını beklemiyoruz. Sayın Genel Başkanımızın durduğu yerde büyük Türk milletinin ve ülkemizin âli menfaatleri vardır.

Partimize ve onun kıymetli Genel Başkanı’na nefret kusanların; partileri, yayın organları değişse de “dostları” ortaktır ve bu dostlar nedense daima aziz Türk milletinin düşmanlarıdır. Düşmanın dostluğunu benimseyenlerin uykularını kaçırmaya devam edeceğiz.”

Odatv.com

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 demir
 15 Ocak 2021 Cuma 19:10
Başkent'te eski bir vekil ve an itibariyle bir partinin Genel Başkan yardımcısı saldırıya uğruyor öldüresiye darp ediliyor ise memleketimizin geldiği hal vahim. Kimse kimseyi sevmek veya onun düşüncelerini beğenmek zorunda değil,ancak herkes birbirinin kişilik haklarına saygılı olacak.İfade özgürlüğü açısından bakıldığında tablo daha da ağırlaşıyor,şiddet olmadığı sürece bırakın herkes konuşsun,yok beğenmedim diyerek kaba güç uygulamaya kalkarsanız bunun adı zorbalık olur.Burdan da en fazla iktidar olanlar yıpranır,cesaret almasalar veya arkalarında birileri olmasa planlı bir şekilde gelip insan yaralamaya kalkmazlar.Saldıranlar veya saldırmayı planlayanlar kendilerine göre ceza kesmişler,o zaman kamu otoritesi ne olacak,bir kişinin cezalandırılmasını hukuk devletinde ancak yasayla kurulmuş kurumlar sağlar.Herkes kızdığına böyle davranırsa insanlar ne yapacaklar kendi canlarını kendileri mi koruyacaklar.
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Gün Haber